Bulmadı asla yerini
Üstelik değil artık mülkünün temeli
Sen hep geldin
Ama o hiç yerinde yoktu
Adalet!
CİHAN DEMİRCİ ŞİİRLERİ BLOGU
DİN LİMAN


ARAP-ESK ŞİİR
Ne Şam’ın şekeri
Ne Arabın yüzü
Derken
Bir de baktık ki
DEVE olmuş bir düzende
ÇÖL ortasında kalmış bir Türk
“Batıııı” diye bağırır
“Su” niyetine
Cihan Demirci (2010)
-----------------------------------------------
SIFIR SORUN
Komşularla “Sıfır Sorun”
Diyenler
Bilir ki bu kokuşmuş düzende
Sınıfta kalmak yok artık
Ey komşu şunu bil;
SIFIR alsa da biri
Bu ülkede
Epeydir
SORUN değil
Cihan Demirci (2010)

İLHAN BERK'İ YİTİRDİK...
Türk şiiri bir büyük duayen ustasını daha yitirdi... İlhan Berk'i... 1918 doğumlu İlhan Berk, 90 yaşında bir "delikanlı" olarak uçup gitti... Yıllardır Bodrum'da yaşıyordu. Sevgili İlhan ağabey tanıma fırsatı bulduğum bir ustaydı. Yaşından çok genç olanlardandı tüm şairler gibi. Hep genç kaldı, genç yaşadı, gençlerle yaşadı. 10 kadar önce İzmir'de tanışmıştım ilk kez onunla. Sonra bir kaç etkinlikte sohbet etme fırsatım oldu. İzmir'de, Urla'da, İstanbul'da... Ona 2 şiir kitabımı imzalayıp biraz da çekinerek vermiştim. Bundan 3 yıl önce İstanbul Tüyap Kitap fuarında şiirlerim için söylediği sözler aklıma öyle kazındı ki, ŞİİRZOFREN bloguma da keyifle almıştım. Şöyle demişti İlhan ağabey:
"Cihan Demirci'nin şiirleri su gibi akıcı, çok rahat bile sahip. Dil hem akıcı hem vurucu, üstelik mizah duygusu oldukça güçlü şiirler bunlar." İLHAN BERK (15 Ekim 2005-TÜYAP)
Yıllardır bilinçli olarak hep arka planda tuttuğum şair yanım nasıl da gönenmişti bu sözlerle... Behçet Necatigil'in "Şiirimizin uç beyi" dediği İlhan Berk de uçup gitti işte... Bu ülkeye lüks bir edebiyat adamını daha yitirdik... Ülke şizofren belki ama bizler ŞİİRZOFRENİZ hiç olmazsa...
Sevgiyle ve EN GENÇ HALİNLE anıyorum seni sevgili İLHAN BERK USTA...
ARAP KIZI
Sen ki
Yağmur yağmadığı
Seller akmadığı halde
Camdan bana öylece bakan
Arap Kızı
Yıktın bütün tekerleme dünyamı
KARAKEDİ
Bir de baktım ki
Uğursuzluğa yol açmasın diye
Arkamdan geçiyor
İnce mi ince
Düşünceli bir karakedi
Cihan Demirci (Şiir Gözlü Çocuk'tan)
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ ANISINA ŞİİRZOFREN BİR ŞİİR...
GENÇTİM...
GÜZELDİM...
Elimde güzel ikili vardı
Sonra bir güzel onlu geldi
Derken bir vale...
Bir Kız...
Onyedi bardak çay...
İki paket sigara...
Ve derken
PAPAZI BULDUM!..
BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIN?..
- Ezogelin çorba...
- İzmir köfte...
- Patlıcan oturtma..
- Kemalpaşa tatlısı...
DİKTATÖR
Günün birinde
Bir cümle kurdu
O da
DEVRİK!
Ey stres-i İstanbul şehri
Ey suları akmaz musluklar
Sabahları dallarda öten kornalar
Bilinçaltımda oturan ‘patates-sovan’
Ey benim kazıları nörotik sokağım
Ey benim hatları düşmez-kalkmaz telefonum
Varsın “Gülüm benim” bas bas bağırsın
Bedenle ruh bir olsun kırmızı otobüslerde
Aman greyderler eksilmesin başımızdan
Şöyle günübirlik mani-depresif yaşayalım!
Onların SİTİ’leri varsa
Bizim de SİTİ-RES’li şehirlerimiz var!..
Önce
DE gitti
Sonra RASİ
Bize MOK kaldı
DE-MOK-RASİ
Vestiyere bıraktı
Erkekliğini...
Vestiyer ki
TRAVESTİYER!
Açılan çeyiz sandığı
Sekiz yüz on beş
Geçerli damat sayısı
Üç yüz yetmiş yedi
Evde kalan kız sayısı
Dört yüz otuz sekiz
Sistem
Görücü usulü
Evlilikler
Geçersiz!
Arabada Taunus
Minibüste Magirus
Otobüste
FORTÇUYUZ!..
DO burada...
RE burada...
Mİ burada...
FA...
FA fahişe oldu!
Çayda radyasyon...
Denizde amonyak...
Havada is...
Çevrede atık...
Sahilde varil...
Sularda çamur...
Gemide zehir...
Eeeee sevgilim,
Sen de bir şey yok ya?..
Eeeeey
Geçen gün
Yediğimiz yemeğin ruhu
Geldinse
Üç tabak daha koy!..
Terliğimin tekini kaybetmişim
kafayı çektim
şimdi çift görüyorum!..
Telefona jeton...
Otobüse bilet...
Şişelere mandal...
Eskilere leğen...
Bebelere balon...
Yaşlılara yer...
Çorbaya limon...
Sana da ben
Sana da ben
Lâzımım Leyla!..
GODOT’yu beklerken
GODOŞ geldi!..
ParaNOYAK SİTESİ’nden
Hiç peşinatsız kefilsiz
Psikopat daireler
Şizofren taksitlerle...
Bu kadar yıl didindik
Bu kadar yıl çabaladık
Elle tutulur
Bir işediğimiz var!..
Bir elimde somun
Bir elimde tornavida
Üstüm yağlı
Üstüm tulum
Doktora gidip
Çocukluğumu aldırdım!
Bizimkisi
Kutuda demokrasi
Serin yerde
Muhafaza ediniz!
Alaska, frigo suskun...
Patlamış mısır üzgün...
Cipsin canı sıkkın...
Kırmızı kumaşları solmuş
Koltuklar yapayalnız...
Makinistin sesi çıkmıyor...
Yer göstericinin feneri sönmüş...
Biletleri yırtan adam ağlamaklı...
Gişedeki kadının gözleri dolu...
Sinemayı...
Sinemayı aldılar bugün...
Aldılar da
Korsan VCD’lere koydular!..
(Bu şiir ilk yazılışında VCD yerinde VHS vardı!)
Topraktan bir TARİKATA GİRDİK!
Üç molla bir salon...
Her an sıcak ve okunmuş su...
Duvardan duvara muska...
Gömme banyoda göbeğe yazı yazma imkanı...
ÇOK ŞÜKÜR ŞERİATLANIP
GİDİYORUZ İŞTE!
Sevgilim
Nisan yağmuru değil bu yağan
resmen asit yağıyor gökten
Sülfürik asit...
Nitrik asit...
Bende gastrit...
sende sistit...
Sinirler monoksit...
Aşkımızsa artık karbondioksit...
Peşin fiyatına yaşadığımız hayatta
bu ödediğimiz ilk ve son TAKSİT!
YÜCE TÜRK MİLLETİ SADECE
BUGÜNÜ YAŞIYOR!..
Yarına Allah KERİM
Yarına KERİM bakıyor
Bir de bakmışsınız, yarın başımızda
Bu kez de
KERİM PAŞA!
Benim adım KERİM,
Ben bu halkı SEVERİM!
DİKTATÖR...
DİKTATÖRE
DİKTA TÖRE
TÖRELER TÖRELER
YIKILSIN DİKTATÖRLER!..
Gece piyasa ekonomisi kokuyordu...
Beşbin üçyüz ondört kadın daha konvertibilite
Delikanlı fena halde konjoktürel abazan
Kadının maliyet eğrisi acayip
Konsolide bütçe görüşmeleri başladı...
Gecenin günlük kuru yüksek
Gece spekülasyonlara gebe...
Delikanlı maksimum nakit
Kadın ille de katma değer
Delikanlının Marshall-Mastür planı tutmuyor
Kadın menkul kıymetlerini tekrar gösterdi...
“Bu ne mevduat anam” dedi delikanlı
Delikanlı Merkez bankasını zorluyor
Lakin kadın yıllık endekslerin üstünde...
Delikanlı hem mükellef, hem abazan
Ve derken nihai mallar da ortada...
Delikanlı milli gelirden aldığı payı unuttu
Birim fiyatta uzlaştılar
Her şey mevzuata uygundu
Kadın gecenin içinde sırdaş hesap oldu...
Siz sabah iktisadi açıdan uyandığınızda
Hepimizin hissesi vardı o gecede!..
